Süreç Çözümleri

İşletmelerin günlük operasyonları sırasında yakalanması gereken hedefler, üretim adetleri, kalite gereksinimleri, yasal zorunluluklar gibi konulara verilen yönetici odağı bazı önemli parametrelerin gözden kaçmasına sebep olabiliyor.

Örneğin, önemli bir finansal kaynak kullanılarak satın alınan bir makina veya proses hattının verimliliği, kapasite kullanım oranları, yatırım öncesi durum ile sonrası arasında yapılması gereken fayda – maliyet analizleri gibi hesaplamalar günlük koşturmaların gölgesinde kalabiliyor. Bu analizler için sahadan toplanması gereken veri setleri ile kıyaslama yapılması gereken performans kriterleri doğru bir şekilde belirlenemediği durumlarda, üretimde verimlilik kayıpları ve maliyetlerde artış riski mevcuttur.

Üretimde kullanılan tüm varlıkların teknik spesifikasyonları ve teorik çalışma değerleri esasında bu performans kriterlerinin en belirgin olanlarıdır. Bunlara ek olarak sektördeki rakiplerin üretim adetleri, toplam ekipman verimliliği, çevrim süreleri, yeni ürün piyasaya sürme hızı, izlenebilirlik, üretim esnekliği gibi kıyaslama (benchmark) yapılabilecek birçok farklı parametre vardır.

Sahadan doğru verilerin toplanması, ortak bir havuzda birleştirilmesi ve Büyük Veri Analitiği yoluyla “Anlamlı Bilgi’ye” dönüştürülmesi, üretimden sorumlu tüm yöneticilerin daha önce göremediği bazı karanlık alanların üzerine ışık tutma potansiyeli sunmaktadır.

Üretimde kontrol altında tutulması gereken tüm parametreler, İstatistiksel Proses Kontrol metodolojisi ile geçmiş verilerle kıyaslanabilir, olumlu veya olumsuz sapmalarla ilgili kök neden analizleri yapılabilir ve böylece «Anlamlı Bilgiler» ışığında katma değerli iyileştirme projeleri için çok değerli girdiler oluşturulabilir.

Tüm bu verilerin 6 Sigma, Yalın Üretim, Tam Zamanında Üretim (JIT), Toplam Üretici Bakım (TPM), Toplam Kalite Yönetimi (TQM) gibi yönetim felsefeleri arasından istenilen süreçler çerçevesinde trend analizleri, istatistiksel analizler ve performans raporlarının istenen her an, cep telefonu-tablet-bilgisayar gibi herhangi bir ortamda, kişiye özel, otomatik raporlar haline getirildiğini hayal edin… İşte Üretim Zekası budur.

Üretim Zekası’na sahip bir işletme değişen pazar şartları ve müşteri taleplerine hızlı yanıtlar verebilir, esnek bir üretim yapısıyla kapasitesini planlayabilir, insan – malzeme – zaman kaynaklarını en ideal şekilde kullanabilir.

Daha hızlı, daha kaliteli, daha esnek ve daha verimli bir üretim için Endüstri 4.0 Üretim Zekası Çözümleri şirketlere benzersiz fırsatlar sunmaktadır.

Detaylı bilgi için: endustri4.0@odya.com.tr

Üretimin temel unsurları olan makinalar, aynı zamanda işletmelerdeki en önemli yatırım kalemleridir. Prosesleri iyileştirmek, kaynakları daha etkin kullanmak ve maliyetleri azaltmak için satın alınan her türlü varlık, işletmenin geleceğine yapılan bir yatırımdır.

Varlıkların performansı sağlıklı bir şekilde ölçülüyor mu?

Yapılan yatırımın geri dönüşünün takip edilmesi, performans kriterlerine bağlı yönetim anlayışının ana hedefidir.

  • Beklenmedik duruşlarının kök nedenleri analiz edilerek, Kaizen felsefesiyle sürekli geliştirme faaliyetleri yapılabilir. Gerçek veriler ile yatırım ve fizibilite analizleri kıyaslanarak riskler ve fırsatlar doğru olarak tespit edilir ve gereksiz masraftan kaçınılır,
  • Kestirimci Bakım yönetimi hayata geçirilerek ekipmanlar arıza yapmadan önce bakım planlaması yapılır, işçilik-parça-zaman kaynakları etkin bir şekilde kullanılır,
  • Makina ve ekipmanın performans, test ve devreye alınma verileri ile teknik spesifikasyonlar tek bir veritabanında saklanarak ana performans kriterleri (KPI) olarak belirlenir, proseslerde bu değerlerden sapmalar zamanında anlık olarak raporlanarak düzeltici ve önleyici faaliyetler koordine edilir,

  • Operatör ve teknisyenlerin bazen «meslek sırrı» olarak sakladıkları tecrübe ve bilgi birikimine muhtaç kalmak yerine, işletmenin hafızasını oluşturan «En İyi Pratikler» temel alınır,
  • Yedek parça ihtiyaçları stoklarla karşılaştırılarak yöneticilere zamanında uyarılar gönderilir, böylece beklenmedik durumlarda her zaman gerekli parçanın stokta olması sağlanır. Satınalma ve lojistik ile eşzamanlı planlama yapılarak dorğu bir finans ve zaman yönetimi yapılır,
  • İş Sağlığı ve Güvenliği sürecine girdi teşkil edecek değerli veriler sahadan anlık ve tam olarak toplanır,
  • Amortisman, garanti, kiralama süreleri takip edilerek finansal planlama etkin bir şekilde yapılır.

Bugün üretim altyapısını çok ileri noktalara taşıyabilmiş modern işletmelerde bile varlık yönetiminde önemli eksikler görmek mümkün. Basit tablo ve spreadsheet ortamlarındaki manuel veri girişleri – eğer bu kadarı bile yapılıyorsa – yeterli değildir. Makina ve ekipmanlara girdi teşkil eden ve prosesler esnasında anlık olarak üretilen binlerce parça verinin doğru bir şekilde analiz edilebilmesi, Varlık Yönetimi için bütünsel bir BT altyapısının bir parçası olan yazılım modülleri sayesinde mümkündür. Varlık Yönetimi özellikle enerji, madencilik, havacılık, ulaşım, kimya, kağıt, metal, demir-çelik gibi Varlık Yoğun sektörler için hayati öneme sahiptir.

Detaylı bilgi için: endustri4.0@odya.com.tr

Bakım fonksiyonu, Varlık Yönetimi çerçevesinde olan, ancak stratejik bir öneme sahip olması nedeniyle ayrı bir dikkati hakeden bir faaliyettir.

İşletmedeki en basit ekipmanın arıza yapması bazen üretim kayıpları, iş sağlığı ve güvenliği ve kalite açılarından çok ciddi neticeler doğurabilir.

Bir gaz vanasındaki sıkışma nedeniyle ergitme fırınının durması veya bir pompa arızası nedeniyle rafinasyon hattında tıkanma gibi arızalar, işletmelerin tahammül edemeyeceği durumlardır. Olasılığı düşük arızaların üretim veya iş güvenliği riski yüksek ise mutlaka etkin bir bakım sistemi içerisinde yönetilmeleri gerekir.

Bakım faaliyetlerini idare eden yöneticilerin ellerinde bu anlamda tek başına veya birlikte kullanılabilecek metodolojiler mevcuttur.

Önleyici Bakım, ekipmanlar bazında önceden belirlenen periyotlarda, arıza oluşmadan yapılan bakım faaliyetidir. Durum bazlı gözlem tekniklerini kullanmadan, arıza sıklığı ve sebepleri tahmin edilebilen ekipmanlarda plansız üretim kaybı riskini asgariye indiren bir yaklaşımdır. Üretim duruşları ile eşzamanlı koordine edilebilmesi ve kötü sürprizleri en aza indirme potansiyeli nedeniyle çok tercih edilen bir bakım yöntemidir.

Kestirimci Bakım ise durum bazlı gözlem tekniklerinin kullanılarak, arıza yapması muhtemel ekipmana arıza yapmadan hemen önce müdahale edilerek yapılan bakım çalışmasıdır.

Hasarsız muayene (NDT), vibrasyon, gürültü, yağ analizi, ultrasonik muayene, termal kamera ile sıcaklık ölçümü, akustik sızıntı analizi, mil hizası ölçümü, akım-voltaj görüntüleme gibi pek çok modern durum bazlı gözlem yöntemi sayesinde işletme yöneticileri kritik ekipmanlarını anlık olarak izleme ve proaktif olarak arıza oluşumunu engelleme imkanına sahiptir.

Kestirimci Bakım’ın Önleyici Bakım’a göre yatırım maliyeti ve veri analiz ihtiyacı daha fazla olmakla birlikte, doğru uygulandığında kritik ekipmanların daha verimli ve az duruşla çalışmasını sağlama potansiyeli vardır.

Modern işletmelerde stratejik bir operasyon olarak kurgulanan bakım faaliyetleri, ihtiyaçlara göre her iki yöntemden de faydalanarak arıza ve bakım duruşları nedeniyle oluşan üretim kayıplarını en aza indirerek, toplam ekipman verimliliğini azami düzeye çıkartmayı ve yedek parça satınalma ile stok maliyetlerini en aza indirmeyi hedefler. Bu sayede toplam sahip olma maliyetleri de önemli ölçüde azaltılabilir.

Bütün bu bakım organizasyonunun planlanması, uygulanması ve performans izlemesinin  – eğer yapılıyorsa – basit tablolara ve spreadsheet ortamlarına veri girişi ile etkin bir şekilde yapılması mümkün değildir. Büyük Veri Analitiği tabanlı, bakım yöneticilerine özel ve kullanışlı yazılımlar sayesinde işgücü – malzeme – zaman planlaması etkin bir şekilde yapılabilir ve bakım etkinliği hakkında otomatik raporlar üretilebilir.  Ekipman ve proses bazında kıyaslamalar sayesinde arıza duruşlarının kök neden analizleri yapılarak yatırım planlaması, yedek parça yönetimi ve sürekli geliştirme (Kaizen) çalışmaları için önemli girdiler elde edilebilir.

Kestirimci ve Önleyici Bakım faaliyetlerini, sürece özel Endüstri 4.0 yazılımları ile birlikte organize etmek işletmelere çok değerli kazançlar sağlar.

Detaylı bilgi için: endustri4.0@odya.com.tr

Üretim tesislerinin günlük operasyonları içindeki en büyük masraf kalemlerinden bir tanesi enerji ve kaynak maliyetleridir. Özellikle makinalaşma ve otomasyonun kapsamlı şekilde kullanıldığı enerji yoğun sektörlerde bu durum daha da belirgin bir hal alır.

Ülkemizde 2007 yılında yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Kanunu ile yıllık tüketimi 1000 ton eşdeğer petrol (TEP) üzeri olan işletmelere enerji yöneticisi bulundurma zorunluluğu getirilmiştir (1 TEP : 10 milyon kCal, yaklaşık 11600 kWh)

Enerji kaynaklarının izlenmesi ve israfların önlenmesi, işletmelerde yatırım maliyetinin en hızlı şekilde karşılanacağı alanların başında gelmektedir. Çok sayıda makina, proses ve üretim hattı olan yerlerde, etkin bir enerji yönetimi hayata geçirilerek önemli ölçüde maddi kazanç sağlanabilir.

Kanuni gerekliliği karşılamaktan öte, işletme yöneticilerinin enerji yönetimini stratejik bir açıdan ele almaları ve işletme genelinde uygulanacak aksiyonlara liderlik etmeleri, planlama ve uygulamaların etkinliği için büyük önem taşımaktadır.

Enerji ve kaynaklar 5 ana başlıkta toplanabilir :

 

  • Elektrik
  • Su
  • Hava
  • Gaz
  • Buhar

Bu kaynakların her biri, ayrı bir mühendislik çalışması ve metodolojik yaklaşımı haketmektedir. Bunlarla ilgili izlenebilecek En İyi Pratikler’e ilişkin geniş bir literatür mevcuttur.

Eski ancak geçerli bir deyişle, «Ölçülmeyen Birşey Düzeltilemez». Enerji kaynaklarını etkin ve tasarruflu kullanabilmek için öncelikle bu 5 kaynağın işletmelerin hangi noktalarında ne kadar tüketildiği bilgisine sahip olmak gerekir.

Geleneksel olarak vardiya bazında veya periyodik saha kontrollerinde okunan değerlerin elle defterlere girilmesi ile yapılan takipler; geçmişten bugüne trend analizleri, kapasiteye oranla kaynak kullanımı, üretim parametreleri ile tüketim arasındaki korelasyon gibi detaylı analizlerin yapılmasına olanak vermemektedir. Çoğu işletmede kayıtların da düzenli bir şekilde tutulmadığı görülmektedir.

Endüstri 4.0 vizyonu sahadan verilerin toplanması, analiz edilmesi ve birim yöneticilerine özel kapsamlı raporlar üretilmesini öngörmektedir. Bu sayede israf noktaları kolaylıkla tespit edilebilir, geliştirme çalışmaları ve yatırım planlaması gerçek verilere dayalı olarak etkin bir şekilde yapılabilir.

Sahadan verileri toplamak için gerekli donanım, veri toplanması gerekli her noktada bulunmalıdır. Dolayısıyla yeni makinalar, prosesler veya tesisler işletmelere eklendikçe enerji yönetiminde kullanılacak yazılımın genişlemeye imkan verecek yapıda olması şarttır.

Büyük Veri Analitiği kabiliyetine sahip, enerji ve kaynak yönetimine özel Endüstri 4.0 çözümleri sayesinde, geri dönüşü hızlı yatırımlar yapmak ve birim üretim başına düşen enerji ve kaynak kullanımı faturalarını önemli ölçüde düşürmek mümkündür.

Detaylı bilgi için: endustri4.0@odya.com.tr

Ürün Yaşam Döngüsü, bir ürünün tasarımından müşterideki kullanımı ve satış sonrası desteğe kadar olan tüm süreci kapsayan, çok önemli bir yönetim kavramıdır. İngilizce’deki kısaltması ile PLM (Product Lifecycle Management), ürünün piyasaya sürülmesinden, ömrünü doldurup bir sonraki versiyona yerini bıraktığı ana kadar geçen sürede şirketlere çok değerli bilgiler verir. Bu bilgiler ışığında sorunlara yenilikçi çözümler bulunarak müşterilere daha uzun ömürlü, katma değerli, kaliteli ve düşük maliyetli ürünler sunulabilir.

Geleneksel bir PLM sürecinde 5 basamak vardır :

 

  • Fikir
  • Ürün Tasarımı (CAD-CAM)
  • Planlama
  • Üretim
  • Servis

PLM’nin etkin bir şekilde hayata geçirilebilmesi için fikir aşamasından satış sonrası servise kadar olan süreçte elde edilen veriler bir önceki basamağa geribildirim olarak aktarılmalı ve bu veriler ışığında yapılacak iterasyonlarla yenilikler, ek özellikler ve ürün geliştirmeler yapılabilmelidir.

Kapsamlı bir PLM yazılımı, CAD – CAM verilerinde yapılan her türlü değişikliği, ilgili birimlerdeki personel için otomatik olarak güncellenen bilgiler halinde sunma imkanı verir. Bu değişiklikler geleneksel olarak elle yapılmaktadır; Endüstri 4.0 vizyonu işte bu noktada devreye girer.

Artık Nesnelerin İnterneti mimarisi içinde sahadan veriler otomatik olarak toplanacak ve PLM basamaklarındaki değişikliklerden kaynaklanan aksiyon ve planlamalar Büyük Veri Analitiği yeteneği olan Endüstri 4.0 PLM yazılımları sayesinde yapılacak.

PLM altyapısı bir kere kurulduktan sonra, Ürün Yaşam Döngüsü’nden sorumlu personelin kullanıcı tanımlı raporlar ve kural bazlı süreçler oluşturması için yazılım bilgisine sahip olması gerekmeyecektir. Bu şekilde kurgulanan bir PLM altyapısının getireceği sayısız faydadan birkaç örnek vermek gerekirse;

  • Üretim sahasındaki tüm makina ve ekipmandan alınan anlık veriler sayesinde daha az malzeme, enerji veya insan kaynağı kullanarak üretimi gerçekleştirmek için tasarımda değişiklikler yapmak,
  • Müşterinin kalite beklentilerini karşılayabilmek için ürün bileşenleri (BOM), üretim bileşenleri (MBOM), tasarım, tedarik ve servis süreçlerinde nasıl değişiklikler gerektiğini analiz etmek,
  • Tasarımdaki değişikliklerin ürün kalitesi ve müşteri deneyimi üzerindeki etkilerinin simüle edilerek, istenilen kalite artışının üretimde parça başı maliyetlere nasıl yansıyacağını hesaplamak,
  • Ani talep artışlarını veya müşteri beklentilerini karşılayabilmek için hangi basamakta revizyonlar yapılması gerektiğini analiz ederek, fayda–maliyet açısından en uygun alternatifleri belirleyebilmek.

Tüm bu analizleri yapabilmek için sahadan veriler anlık olarak toplanmalı ve ortak bir veritabanında birleştirilmelidir. Ürün Yaşam Döngüsü’nün tün basamaklarındaki revizyonlar tasarım, üretim, planlama ve tedarik süreçlerindeki yöneticilerin değerlendirmesi için otomatik olarak düzenlenerek ortak bir erişim sağlanabilir.

Ürün Geliştirme süreçleri için Endüstri 4.0 vizyonu ile hayata geçirilecek bir PLM çözümü sayesinde şirketler yenilikçi, katma değerli, hızlı ve esnek üretim yapıları kurarak rekabette bir adım öne geçebilirler.

Detaylı bilgi için: endustri4.0@odya.com.tr

Küreselleşme ve dijital teknolojilerin gelişimi ile şirketler artık dünyanın her noktasındaki müşterilere erişim imkanına sahip. Bu durum birçok fırsatı beraberinde getirmekle birlikte farklı pazarlarda, farklı ürün gamları ile müşteri taleplerine cevap verebilmek için günlük operasyonların verimli bir şekilde yürütülmesi kritik bir hale geldi. Özellikle üretim planlama ve tedarik zinciri yönetiminde birçok farklı parametre gözönüne alınarak müşteri memnuniyeti, kalite, gelir ve maliyet optimizasyonu yapılması ihtiyacı, karmaşık iş uygulamalarının kullanımını ve birimler arası koordinasyonu zorunlu hale getirdi.

Otomotiv, havacılık, elektronik, dayanıklı tüketim malları gibi pek çok sektörde ürünler bazı durumlarda binlerce alt parçadan oluşmakta ve her geçen gün şirketler yeni ürünler piyasaya sürmekte. Ürün bileşenleri (BOM) ve üretim bileşenleri (MBOM), birçok farklı tedarikçiden, farklı teknik özellik ve kalite seviyelerinde parçaların biraraya getirilmesiyle oluşturuluyor. Bitmiş ürünün içerisindeki alt parçalar, hammadde ve yarı mamüllerin, kalite standartlarının ve müşteri taleplerinin karşılanması için reçeteler halinde üretim proseslerine cerrahi bir kesinlikle aktarılması gerekiyor.

Sürekli değişen pazar şartları ve müşteri talepleri karşısında şirketlerin kaliteli ürünleri, doğru miktarlarda, asgari maliyetle ve stokla üretebilmeleri ve doğru teslimatı yapabilmeleri, tüm bu süreçlerde kesin bir izlenebilirlik ve koordinasyon ile mümkündür.

Özellikle yığın üretimlerde müşteriden üretim hatalı ürünlerin geri çağrılması gerektiğinde izlenebilirlik çok kritik bir hal alır.  Lot, parti, üretim hattı, vardiya ve operatör bazında izlenebilirlik sağlanabilirse, hatalı ürünler nokta atışı tespit edilebilir ve gereğinden fazla masraf oluşması önlenebilir.

Hammadde tedariği ve ürün reçetelerinin etkin bir şekilde yönetilmesi ile satınalma ve üretim planlama fonksiyonlarında optimizasyon çalışmaları da yapılabilir. Kısa, orta ve uzun vadede tedarik zincirindeki dağıtım kanallarının yönetimi ile yatırım ve operasyon planlamaları sahadan alınan anlık ve gerçek veriler ışığında en ideal şekilde yapılabilir.

Tüm bu izlenebilirlik altyapısı, işe özel Büyük Veri Analitiği kabiliyeti olan yazılım çözümleri ile birlikte kurgulanmalıdır. Bu şekilde her ürün için hammaddelerin teknik özellikleri, kabul şartları, tedarik detayları, üretim reçeteleri ve prosesleri haritalandırılarak; tedarikçi, lot, üretim dönemi, müşteri, fabrika gibi kategoriler bazında analiz ve sorgulamalar yapılabilir. Satınalmadan müşteriye sevkiyat arasındaki tüm tedarik zinciri boyunca optimizasyon algoritmaları çalıştırılarak, farklı senaryolarda elde edilebilecek kazanımlara göre stratejik planlar yapılabilir.

İzlenebilirliğin bir diğer çok önemli çıktısı ise üretimde sürekli gelişim (Kaizen) için içgörüler kazanımı olacaktır. Üretim Zekası kavramı ile ilintili olarak sahadan toplanan anlık ve gerçek veriler, yönetici ve karar vericiler için “Anlamlı Bilgiler’e” dönüştürülebilir.

Büyük Veri Analitiği ile kurgulanan hammadde ve reçete yönetimi, tedarik zinciri ve üretim akışlarında verimliliği sağlayarak şirketlere çok değerli gelişim olanakları sunmaktadır.

Detaylı bilgi için: endustri4.0@odya.com.tr

Endüstri 4.0 yolculuğunda süreç bazlı izleme, görüntüleme ve yazılım çözümleri yöneticilere işletmelerin performansı ile ilgili genel bir bakış açısı kazandırır. Üretim, bakım, varlık yönetimi, kalite ve ilgili diğer süreç bazlı çözümlerin birbirlerine entegre edilmesi, işletmelerdeki sorumlu personelin yatayda istediği veriye ulaşabilmesine ve birimlerin koordinasyon halinde daha verimli bir şekilde çalışmasına olanak verir. Ancak büyük resmi görebilmek ve zincirin başı ile sonunu bağlayabilmek için işletmedeki süreçlerin finans, satınalma, tedarik zinciri, insan kaynakları, satış ve pazarlama fonksiyonları ile de ortak bir bilgi yönetimi altyapısını paylaşması gereklidir.

İsmi geçen fonksiyonların yönetimi, birçok modern işletmede ERP yazılımları ile yapılmaktadır, fakat çoğu durumda yönetim katındaki personelin kontrolünde olan bu süreçlerde bile birbirinden bağımsız, iletişim içinde olmayan kopuk sistemler çalışmakta; ortak bir veritabanını kullanmayan süreçler nedeniyle finans ve insan kaynaklarının kullanımında verimsizlikler ortaya çıkmaktadır.

Endüstri 4.0, yalnızca işletme kademesindeki süreçlerin değil, geleneksel olarak yönetim kademesine bağlı süreçlerin de dahil olacağı bütünsel bir entegrasyon vizyonu sunar.

İşletme sahasında farklı protokoller ve haberleşme altyapıları kullanan komponent ve sistemlerden toplanan tüm verilerin ortak bir havuzda toplanmasına ek olarak, bu verilerin yönetimsel fonksiyonlarda üretilen verilerle birleştirilmesi planlama ve operasyonlarda önceden mümkün olmayan bir verimlilik artışını beraberinde getirecektir. IT ve OT birleşmesi, yani bilgi-işlem ile operasyonel süreçlerin yatay eksende beraber ele alınması şirketlere önemli ölçüde kazançlar getirecektir.

Örneğin, geleneksel olarak belirli bir fabrikada üretilen ürünlerle beslenen bir coğrafi pazardaki talebin, sahadan toplanan anlık verilerin ışığında farklı bir fabrikadan karşılanması daha az maliyetli ise, üretimin bu fabrikaya kaydırılma kararı somut verilere dayanarak hızlı bir şekilde alınabilir. Yahut, tedarik zinciri üzerinde yaşanan bir sorun veya müşteri ihtiyaçlarında ortaya çıkan bir değişiklik nedeniyle hammadde veya ara mamül ihtiyacının kısa bir süre için farklı bir noktadan karşılanması organize edilebilir. Müşteri memnuniyeti veya servis seviyesi ölçümleri kısa vadede bir yatırım ihtiyacına işaret ediyorsa, ek eleman veya makina ihtiyacı o anda kapasite kullanım oranı düşük bir başka fabrikadan aktarılarak karşılanabilir. Bu gibi kritik operasyonel kararlar, hızlı hareket etmeyi gerektirir. Ancak çok sayıda değişkenin dahil olduğu, üstelik çoğu zaman eksik verilerle yapılacak karmaşık optimizasyon hesapları şirketleri yanlış kararlar almaya sevkedebilir.

Bu nedenle, hammadde tedariğinden bitmiş mamülün sevkine ve satış sonrası hizmetlerin organizasyonuna kadar tüm Değer Zinciri boyunca üretilen bütün verilerin ortak bir veritabanında toplanması ve Büyük Veri Analitiği kabiliyetine sahip yazılımlar ile analiz edilmesi yöneticiler için benzersiz karar destek mekanizmaları sunar.

Markası ve modeli ne olursa olsun, farklı protokoller kullanan PLC, SCADA, DCS gibi üretim ve yönetim sistemlerinin ERP ile entegrasyonu bugün artık mümkündür ve şirketlere verimlilik artışı ile maliyet azaltımı yoluyla büyük kazançlar sağlama potansiyeli sunar.

Detaylı bilgi için: endustri4.0@odya.com.tr